Öküzbaşlı Antilopla Öküz Başların Hikayesi

efendim,

Yeryüzünde mahlukat türlü türlü. En çok bilineni aslan. Ormanların kralı derler ama aslanlar genelde orman olmayan savanlarda yaşar. Geniş, uçsuz bucaksız ve sıcak ve de kurak. Afrika’dır aslanın yurdu. Sever aslanlar antilobu. Bu antilopların bir türü var, keçi gibi sakalı, boğa gibi boynuzu, sağrısı aşağıda omuzları yukarıda. Öküz gibi baktığından mıdır, öküz gibi başı olduğundan mı, bizim zoologlar bula bula, öküzbaşlı Afrika antilobu demişler ona. Sürüler halinde gezer sevimli mi desem, korkak mı, bilemedim. Gri rengi ve yelesiyle azametli mi azametli. Gel gör ki, sürüler halinde de olsalar, kaptı mı aslanlar birini, öküzce bakan bu öküzbaşlılar kurtaramaz kendi kardeşlerini.

efendim, yine günlerden bir gün, yer Serengeti.

 

savanda kıstırmış iki aslan

öküz başlı antilobu tek başına,

o günkü rızklarını çekiştirmişler tenhaya.

sesini çıkaramamış tazecik antilop,

boğazına yiyince iri dişleri.

sağa sola savrulmuş hop hop,

savuşturmak istemiş yiyicileri.

can pazarı, kan yeri, ölüm var sonunda,

kasaplar et derdinde,

antilop da yolun sonunda.

 

tam bu sırada savanda,

öylece bakakaldı öküzbaşlılar.

kendi canlarına savrulurken pençeler,

iri dişler yakalamışken kafesi,

antilobun kesilirken nefesi,

ılık kanı akarken aslanın ağzına

öylece kala kaldı

kanı tatlı öküzbaşlılar.

 

kudretten bir cesaret gelse,

dayılansalar aslanlara

saplasalar öküz boynuzlarını

kana susamışların karnına,

tepinseler üzerinde,

çifte atsalar gözü dönmüş yüzlere,

ah bi gelse o cesaret kudretten

bakakalmasalar öyle öküzce.

 

nefesi kesildi yerde yatanın,

umudu kesildi kanı akanın,

iki aslan kemirdi, tazecik etlerini

artık lüzum kalmadı cesarete,

antilop inerken aslanların mideye,

bugünü de kurtardı öküzler

gerekirse sürüden birini daha verirler.

 

yalanırken kanları,

savanın aslan parçaları,

başladılar kaçmaya bizim öküzler,

gittiler dönüp ardını

otları bile utandırdı,

bu sinik korkaklıkları.

 

“ah ulan” dediler giderken

gelecekti göklerden emirler

“vurun gardaş!” diyecekti

al yeşilli melekler.

bir mehdi düşeydi önlerine,

vuruşaydı canavarla, yürüyeydi üstüne,

bu öküzler de saplayacaklardı o saat

aslanların gönüne.

 

beklediler de gelmedi,

yukarısı bunları sevmedi.

ah olacaktı ki, bir kurtarıcı,

bir mehdi, bir kahraman,

işte o zaman olacaktı aslanların hali yaman.

 

canı gitti, etleri seğirdi antilobun,

kokusu duyuldu uzaklardan,

kaburganın antrikotun

bugün aslanlara meze oldu birisi,

bakalım yarın sırada hangisi?

kapandı öküzbaşlı antilobun gözler,

sadece uzaktan bakakaldı

öküz oğlu öküzler.