Koca yüreği küçük bir curaya sığdırmak

Nesimi Çimen koca yüreğini, iri cüssesini, ceketi altında saklayabildiği küçücük curasına sığdıran, bir yiğit ozandır. Onu tanımak da ancak Temmuz’un kara günü, 2 Temmuz 1993’ten sonra mümkün oldu. Madımak olmasaydı, yanmasaydı Nesimi, yine tanıyacaktım ama belki zaman alacaktı.

Nesimi çok iyi bir söz ustasıdır. Çağdaşı ozanlardan biraz farklı olarak curayı kendine yoldaş yapmıştır. Yanık sesi ile curasının tiz sesi birbirine çok uyumludur. Ve ikisi birden yakar insanın yüreğini.

Nesimi, bildiğimiz üçüncü Nesimidir. 14. yüzyılda derisi yüzülerek öldürülen Seyyid Nesimi ve 17. yüzyıl Anadolu ozanı Kul Nesimi’nin 20. yüzyıl Çukurovası’nda vücuda gelenidir. Yol nefesleri önceki Nesimilere benzer, toplumcu bir şair olarak siyasal ve toplumsal sorunlardan uzak değildir. Akıbeti de Seyyid Nesimi’ninkinden farklı olmamıştır. Biri yüzülerek, diğeri yakılarak ölüme mahkum edilmiştir. Ancak biliriz ki, ölen tendir, canlar ölesi değil.

Nesimi ile ilgili bir değişik hikaye vardır. Yurt dışına davet edilir. Paris’te konser verir, çeşitli etkinliklere katılır. Paris’te dükkanlarda gözü bir şey arar. Ne aradığını sorduklarında, oğlu Mazlum için bale ayakkabısı aradığını söyler. Tahsil görmemiş, hamallık, ırgatlık etmiş bu Çukurovalı halk ozanının oğlunun balet oluşu, bir kez daha şaşkınlık ve gıpta yaratır etrafındakilerde.

Nesimi minnet duymaz başkalarına. Dedik ya, ırgatlıkla, amelelikle geçindirmiştir ailesini.

Şifa istemem balından
Bırak beni bu halımdan
Razıyım açan gülünden
Yeter dikenin batmasın [dinle]

Nesimi hasret çeken bir sevdalıdır.

Nesimi kalbinde saklıyor seni
Sensiz dünya zindan nidem cihanı
Gelmek içinde satardım ben beni
Gelmek mümkün değil bağışla beni [dinle]

Acısını ruhunda hisseden bir aşıktır.

Kurşunsuz hançersiz kansız bir yara
Hiçbir tabib buna bulamaz çara
Keşke mansur gibi çekseler dara
Bedenimde değil ruhumda sızı [dinle]

ve bazen kendinden bezen bir isyankandır.

Buluttan çıkmadı asla güneşim
Baharsız ömrümde bol oldu kışım
Ağustos, temmuz sabahı dahi donmuşum
Nefretim uyandı, ben benden bezdim
 [dinle]

Ama en çok barış elçisidir. O “Dostluklar kurulsun insanlar gülsün, son bulsun savaşlar kimse ölmesin!” diyecek, yüreğindeki güvercininin uçmasını isteyecek, ölümsüz bir ozandır.

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Barış güvercini uçsun dünyada
Yok olsun kötülük düşmanlık ölsün               Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Barış güvercini uçsun dünyada                        Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

Dünya cennet olsun yaşasın insan
Gelin barışalım dökülmesin kan
Son bulsun savaşlar kesilsin figan                  Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Barış güvercini uçsun dünyada                        Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

İnsancıl insanlar barıştan yana
Ancak zalim olan kıyar insana
Barış aşkı yayılmalı cihana                               Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Barış güvercini uçsun dünyada                        Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

Nesimi der ki; ey füze yapanlar
Acımasız zalim cana kıyanlar
Bırak ey yaşasın bütün insanlar                      Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Barış güvercini uçsun dünyada                        Son bulsun savaşlar kimse ölmesin
[dinle] [Sarıyer Belediyesi özel klibi]

 

Belli ki her üçyüz yılda bir Nesimi gelir, bize gelen de Nesimi Çimen’dir…